Son Makaleler

RİSÂLETLE GELEN BÜYÜK DEĞİŞİM

R

Yahudi on beş asır önce Allah Rasûlü’nü (ﷺ) niçin inkâr ettiyse günümüz ideolocyalarının mimarları da aynı nedenden dolayı İslâm’ı reddetmektedir. Yahudi, Kur’ân-ı Kerîm’i bütün hasselerini devre dışı bırakarak dinledi. Sömürü sisteminin devamı için bundan başka çaresinin olmadığını düşünmekteydi. Hakk’ı reddetmeye, küfürde ısrar etmeye şartlandı. İman etmesi durumunda sömürü sistemi büyük darbe...

Ebu Zer Mahkemeleri

E

Ruhumuzun gıdasına ihtimam gösterir, her konuşanı dinlemez, her mecmuaya bakmaz, sokakta yürürken bir ölçüde gözlerimizi kapatırdık. Gözün ve ruhun kirlenmemesini, midenin zehirlenmemesinden daha fazla önemserdik. İstiklal Marşı’nın otel odası şairlerinin kaleminden çıkmadığını konuşur, bu yüzden “büyük mevzularımızı” mütevazı mekânlarda tartışırdık.Öfkenin de bir onuru vardı, kızınca: “Salli...

HUKUK KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

H

Kur’ân-ı Kerîm insan hayatının bütün şubeleriyle alakalı çözüm ve çareler ortaya koyar. O hem bir ibadet, hem ahlak, hem zühd, hem de hukuk kitabıdır. Hiçbir hukuk kitabı onun kadar uzun ömürlü ve müessir olamamıştır. ABD gibi devletlerin büyük bütçeler harcayarak yapamadığını Kur’ân-ı Kerîm bir ayetle yapmıştır. Bir ayet bir milleti ayağa kaldırır, bir ayet bir ümmeti teskîn eder. Bir ayet...

TERKİB ve TESİR KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

T

Kur’ân-ı Kerîm’de kelimelerin telaffuzuyla onlara yüklenen mana arasında derin bir ilişki vardır. Arapça’dan bir parça nasibi olanlar bu ilişkiyi anlamakta zorlanmaz. Nitekim bir kulun cehennemden uzaklaştırmasını ifade eden fiilde bir adamı ateşten ya da sudan kurtarma esnasında yaşanılan zorluğu müşahhas bir halde görür gibi olursunuz فمن زحزح عن النارKelimelerin terkibinde bu mana vardır...

BELAGAT KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

B

Kur’ân-ı Kerîm’in her ayetinde insanı onun bir benzerini telif etmekten âciz bırakmasının (i’cazın) tezahürü vardır. Bu noktada ulema onlarca eser telif etmiş; Zemahşerî, Beydavî, Nesefî, Ebussud gibi müfessirler kaleme aldıkları muhalled eserlerle ondaki i’caz perdesini aralayarak Mü’minlere Allah Teâlâ’nın kelamındaki muhteşem sanatı göstermişlerdir. Bu noktada Bediuzzaman Said...

MODERN TIP KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

M

İnsanı yaratan, vahiyle de nasıl yaratılış gayesine muvafık bir hayat yaşayacağını ona beyan eden Allah Azze ve Celle’nin ceninin anne rahminde geçirdiği evrelerle alakalı kullandığı ifadeleri tıp, henüz keşfediyor. Mustagribin “Arapoğlu’nun yaveleri” diye hakaret ettiği Kur’ân-ı Kerîm’in on beş asır önce ifade ettiği hakikatler yeni yeni anlaşılıyor.  İnsanın yaratılışını Kur’ân-ı Kerîm ve...

KÂİNAT KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

K

Hidayet kitabı olan Kur’ân-ı Kerîm’in kâinat ve insan bağlamında ibret almak için anlattığı hadisatta öyle mucizeler var ki yeni keşiflerle insanın idrak seviyesi arttıkça daha iyi anlaşılabilmektedir. Dünya’nın Dönmesi Kâinatı yaratan, yöneten, yaratmasının ve yönetmesinin insan tarafından anlaşılabilmesi için Kur’ân-ı Kerîm’i indiren Allah Azze ve Celle Dünya’nın dönmesiyle alakalı şöyle...

İLİM TARİHİ KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

İ

Kur’ân-ı Kerîm, Fizik ya da Kimya kitabı değildir. İnsanın aklıyla bulacağı hususlardan ziyade büyük akıl sahiplerinin ihtilaf ettiği, hayretler içinde kaldığı, “Allah Y âlemin yaratılışı, insanın dünyada oluş gayesi, diriliş, haşr, ahiret için dünyayı imar etmek” gibi hususlar üzerinde durdu. İlme, siyasete, ictimâîyâta, iktisada ahiret ayarı getirdi. İnsanın yaratılıştan sahip olduğu...

TARİH KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

T

İki ayette Allah Rasûlü’nün ﷺ ümmî olduğunu,[1] okuma-yazma bilmediğini haber veren Kur’ân-ı Kerîm’i dinleyen Mekkeliler, “Hayır! Muhammed okur-yazardır.” demedi, diyemedi. Çünkü toplum, Allah Rasûlü’nü ﷺ yakından tanıyor, her biri O’nun bir muallimden ders almadığını biliyordu. Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’in tarihe dair verdiği haberlerin önemli bir bölümü Araplar tarafından ilk defa...

İdeal, insan, cemiyet, dünya nizâmı “bu kitap”ta

İ

Allah Azze ve Celle de Kitab’ı Kur’ân-ı Kerîm de tektir. Çünkü hakikat tektir. İnsan eliyle Tevrat’a, Zebur’a ve İncil’e beşer kelamı karışınca hepsi mutlak manada “Allah Kelamı” olma hususiyetini kaybetti. Bu yüzden üçü de Kur’ân-ı Kerîm’le nesh edilerek yürürlükten kaldırıldı. Kur’ân-ı Kerîm; harf, kelime, cümle, mana ve ses itibariyle öyle muhteşem bir ahenk içinde geldi ki...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.