Son Makaleler

KÂİNAT KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

K

Hidayet kitabı olan Kur’ân-ı Kerîm’in kâinat ve insan bağlamında ibret almak için anlattığı hadisatta öyle mucizeler var ki yeni keşiflerle insanın idrak seviyesi arttıkça daha iyi anlaşılabilmektedir. Dünya’nın Dönmesi Kâinatı yaratan, yöneten, yaratmasının ve yönetmesinin insan tarafından anlaşılabilmesi için Kur’ân-ı Kerîm’i indiren Allah Azze ve Celle Dünya’nın dönmesiyle alakalı şöyle...

İLİM TARİHİ KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

İ

Kur’ân-ı Kerîm, Fizik ya da Kimya kitabı değildir. İnsanın aklıyla bulacağı hususlardan ziyade büyük akıl sahiplerinin ihtilaf ettiği, hayretler içinde kaldığı, “Allah Y âlemin yaratılışı, insanın dünyada oluş gayesi, diriliş, haşr, ahiret için dünyayı imar etmek” gibi hususlar üzerinde durdu. İlme, siyasete, ictimâîyâta, iktisada ahiret ayarı getirdi. İnsanın yaratılıştan sahip olduğu...

TARİH KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

T

İki ayette Allah Rasûlü’nün ﷺ ümmî olduğunu,[1] okuma-yazma bilmediğini haber veren Kur’ân-ı Kerîm’i dinleyen Mekkeliler, “Hayır! Muhammed okur-yazardır.” demedi, diyemedi. Çünkü toplum, Allah Rasûlü’nü ﷺ yakından tanıyor, her biri O’nun bir muallimden ders almadığını biliyordu. Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’in tarihe dair verdiği haberlerin önemli bir bölümü Araplar tarafından ilk defa...

İdeal, insan, cemiyet, dünya nizâmı “bu kitap”ta

İ

Allah Azze ve Celle de Kitab’ı Kur’ân-ı Kerîm de tektir. Çünkü hakikat tektir. İnsan eliyle Tevrat’a, Zebur’a ve İncil’e beşer kelamı karışınca hepsi mutlak manada “Allah Kelamı” olma hususiyetini kaybetti. Bu yüzden üçü de Kur’ân-ı Kerîm’le nesh edilerek yürürlükten kaldırıldı. Kur’ân-ı Kerîm; harf, kelime, cümle, mana ve ses itibariyle öyle muhteşem bir ahenk içinde geldi ki...

TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRECEK GENCE HİTABE

T

 Hz. Lokman oğluna, ”İstiğfarı dilinden hiç düşürme Yavrum!” diye tembihlerken aslında ona, insanlar arasında Allah’ın rahmetine en muhtaç kul kendini gör, kendi günahlarına ağla diyordu. Bütün nebiler gibi veliler de tuttu Hz. Lokman’ın öğüdünü; elleri buğday, kendilerini saman görürdüler. Şayet duaları, bir eksiği ikmal etmek içinse önce kendileri, bir nimete nailiyet içinse evvela...

GENÇ ADAM! ÇAĞDAŞ EBREHELERİN ORDUSUNU DAĞITACAK EBABİL KUŞU SENSİN!

G

Gençler bir milletin istiklalini koruyan ya da izmihlâlini hazırlayan ordu gibidir. İlim ve irfan silahıyla teçhiz edilirlerse milletlerini öldürücü darbelerden korur; şehvet ve şöhretle donatılırlarsa harici ve dahili darbelerin bizzat faili olurlar. Gençler sahip oldukları değerler sistemine bağlı olarak ya insan bedenini koruyan, onun her nevi ihtiyacını karşılayan bir el ya da himayeye memur...

ZAFER SENİN, HEZİMET ROMANOS DİOGENES’İN ÇOCUKLARININ OLACAK!

Z

Çürük ipliklere dizilen hayallerin, büyük umutlarla kurulup bugün dağılan devletlerin, hakikat niyetine söylenen yalanların sonuna geldik. Ümmet ulusalcılığa açılan bütün yolların çıkmaz olduğunu bizzat gördü. Bir asır önce İslam bünyesinden ayrılanlar binbir mahcubiyet ve büyük kayıplarla karargaha dönüyor. İttihatta selamet, ihtilafta ise azab olduğunu bugün çocuklar da söylüyor. Müslüman Genç...

SARIKLI SOSYALİSTLER

S

Her şey gibi Müslüman olmanın da Müslüman kalmanın da bir bedeli vardır. Bedel, nailiyete, nailiyet de muvaffakiyete gebedir. Sahabe Müslüman olmak için yerinden, yurdundan ayrıldı; malından, mülkünden oldu. Müslüman kalmak için de Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te canını ortaya koydu. Hicret yolunda yanından alınan eşini ve çocuğunu bırakıp da gitti Ebû Seleme(r.a). Fakat yine de Sahabe’nin yüreğinde...

İBRAHİMLERE SELAM, SÜMEYYELERE SELAM

İ

Müslüman susunca da konuşur; duruş, yürüyüş, yöneliş ve sukûta bürünüş sohbetleri yapar. Bakarak, yutkunarak da anlatır meramını. Allah Rasûlü gibi en öfkeli olduğu anlarda bile ikaz cümlesini hususileştirmeden kurar; “Falana ne oluyor ki şöyle diyor!” demez, bilakis, “Falan topluluğa ne oluyor ki şöyle yapıyorlar!” der. Yüreklere “Allah boyasını” insanları kırmadan döker; İslam’dan başka her...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.