Yazarİhsan Şenocak

EL-KUDDÛS, LİSANI GIYBETTEN, MALI HARAMDAN, VAKTİ İSYANDAN KORUR

E

اَلْقُدُّوس  El-Kuddûs; Her türlü eksiklik ve kusurdan münezzeh olan.   Allah Teala’nın her şeye mâlik olması aynı zamanda her şeyden mustağni olmasını da gerektirir. Mahlûkat var olmak için O’na muhtaç lakin o hiçbir şeye muhtaç değildir. O ﷻ, kulunun kalbinde de, kalıbında da mutlak bir tasarrufa sahiptir. Bu yüzden denmiştir ki...

GERÇEK HÜRRİYET “ALLAH” DEMEKTEDİR

G

اَللّٰه  Allah, eşi ve benzeri olmayan, hakiki mâbûd, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan ilah. Esmâ-i Hüsnâ’nın en büyüğü…  ‘Allah’ kelimesinin herhangi bir kökten türemiş olup olmaması ulema arasında ihtilaf mevzudur. Şerh ve haşiye kitaplarının önemli bir bölümünde “besmele” diye şerh edilirken “Allah” kelimesinin iştikakı üzerinde durulur...

ALLAH “EL-MUKTEDÎR”DİR DİYENLER, NEMRUD’UN SAFININ GÜCÜNE (KALABALIK OLMASINA) BAKMAZ!

A

Herkes bir hakikatin peşindedir. Ne var ki insanların önemli bir bölümü biricik olan hakikati masal, “masal”ı da “hakikat” olarak görür. Hakikatin değişmez olduğunun en müşahhas delili ise Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e (Aleyhimüsselam) kadar bütün peygamberlerin O’nu ﷻ aynı isimlerle ve sıfatlarla anlatmasıdır. Filozofların birbirini tekzib eden açıklamaları ve...

18 yıl önce Muhammed Ali Sabuni Hocamla yaptığım söyleşi

1

İhsan ŞENOCAK: Bismillahirrahmanirrahim. Hocam Kur’an-ı Kerim’in anlaşılabilmesi için İslam’ın erken asırlarından bu tarafa uygulanan ve zaman içerisinde de tedvin edilerek metin haline getirilen tefsir ve fıkıh usulü günümüzde modernist müslümanların yenilenme çağrıları ile karşı karşıyadır. Modernistler, mevcut tefsir ve fıkıh usulü ile Kur’an-ı Kerim’in anlaşılamayacağını, mutlaka...

FATİH’İN SON DERSİÂM’I: MUHAMMED EMİN SARAÇ

F

Kadîm zamanlardan geçen asra kadar, çocuklar erken yaşta medreseye kaydolur, İslâm harflerini öğrenir, her fenden kitaplar okur, metinler ezberlerdi. Ezberlenen metinler, hoca huzurunda takrir edilir, unutmamak için belli aralıklarla tekrar edilirdi. Bunları ezberleyerek yetişenler, icâzet alır, icâzet verir, zamanla halk nazarında ayaklı kütüphane olarak kabul görürdü. Her soruya, bizzat...

Devlet-i Aliyye’nin Ufkunda

D

Devlet-i Aliyye’nin Ufkunda Bir devletin hukuk nizamı Allah ﷻ ve Rasûl ﷺ buyruğu çerçevesinde teşekkül ederse mahkemeleri adalet dağıtır. İktisadı bereket, cemiyeti saadet membaı olur. Kur’an-ı Kerîm’e göre yönetilen bir devlet hiçbir devlet yapısıyla kıyas edilemeyecek çapta bir kemale sahiptir. Osmanlı İslâm Devleti’nin kendini, Devlet-i Aliyye/Yüce Devlet diye tesmiye etmesinin ardında bu...

BİR İLİM ve DÂVA ADAMI OLARAK RESUL HOCA

B

İltifatta ya da alkışta itibar arayanlar millet hayatında “iz” bırakamaz. Allah’ın rızâsına talip olanlar ise İslâm’a yol açar, put kırar, vakit tamam olunca da yeni bir dünyanın kurulmasında büyük bir rol oynar. İmam-ı A’zam’ın ilim meclislerinde değil de saray sofralarında gözü olsaydı ümmet tarafından “hallâlu’l-meşâkil” olarak değil, sultanın tasdik memuru olarak anılırdı...

İLİM, İMAN’A ÇAĞIRIYOR

İ

Kitap da O’nu açıklayan, hayata taşıyan Sünnet de ortada… Kur’ân-ı Kerîm’i indiren, Rasûlü’nü (ﷺ) gönderen Allah Azze ve Celle, kitabına dair şöyle buyurmaktadır: “Ona önünden açıkça, arkasından gizlice hiçbir bâtıl anlayış yaklaşamaz.”[1] Kur’ân-ı Kerim’in korunması ve anlaşılması mübeyyini olan Sünnet-i Seniyye’nin de korunmasını iktiza eder.2 Bunun için Muhaddisler büyük bir ibadet aşkıyla...

BİR YOLCUNUN SEFER NOTLARI

B

Vardar Nehri çağlayıp akarken biz de kenarında çay yudumladık, maziye dair derin muhabbetlere daldık. SULTAN FATİH’İN RÜYASI Sultan Fatih Muhammed Han Hazretleri’nden bahsederken tahsilini Bosna’da yapan Abdulhayy kardeşim söz alıp şunları söyledi: “Rivayet olunur ki Fatih Sultan Mehmed, Bosna’yı fethetmeden bir gün önce çadırında bir rüya gördü; semaya doğru yükselen ateşin etrafında Hz...

BALKANLAR’IN MEDİNESİ, ÜSKÜP

B

Üsküp’e gidiyoruz…Köy camilerindeki minareleri görünce “Rumeli İslâm toprağı. Buralar bizim, bizim kalacak!” diye haykırası geliyor insanın… Üsküp’teyiz… Zihnimde Yahya Kemal’in “Kaybolan Şehir” şiiri olduğu hâlde Mustafa Paşa Camii avlusundan arkadaşlarla Üsküp’ü seyrediyoruz; beton yığınları arasında hâlâ mefâhiri söyleyen medreseler, azâmeti hatırlatan kubbeler ve kıyama duran minareler...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.