Yazarİhsan Şenocak

KALEMİYLE KÜFRÜN BELİNİ KIRAN ADAM: BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

K

Said Nursi Hazretleri, iman, fikir ve aksiyon yolunun kol başı Alim-i Rabbânilerinden… Kudemanın menheci üzerinde yürüdü, istifhamları, şüpheleri giderdi. Ulûm-u İslâmiyye’yi bütün şubeleriyle tahsil etti. Tedrisat sürecinde medreselerde okutulan “sıra kitapları” yanında başka eserler de ezberledi. Muhtemel bir tufanda hayat mücadelesi vermek için insanın muhtaç olduğu her şeyi yanına alan...

HASIMLARI NASIL SAHÂBE OLDU

H

Allah Rasûlü’nün (ﷺ) yaşadığı hayat, risâlet davasının en büyük şahitlerindendir. Sahâbe (t) o hayata bakarak Müslüman oldu. O’nu yakından görenler bütün menfi propagandaları bir tarafa iterek “Bu yüz, yalancının yüzü olamaz.” diyerek Müslüman oldu. Sahâbe (t) onu tanıyınca önceki hayat tarzlarını bütünüyle terketti. Öyle değişti öyle bambaşka insan oldu ki bir usûlcü şöyle demektedir: “Eğer...

ZERDÜŞT DE BUDA DA EFENDİMİZ’İN (ﷺ) GELECEĞİNİ MÜJDELEDİ

Z

Hz. Adem’den (عليه السلام) Hz. Muhammed’e (ﷺ) kadar bütün dinlerin ortak adı olan İslâm, hakikat; sâir dinler ise o hakikate bakılarak icad edilen yanlışlardan ibarettir. Hadis-i şerifte, insanlığa 124.000 Peygamber geldiği[1] haber verildiğine göre farklı diyarlara çok sayıda Peygamber gönderilmiştir. Nitekim İmam-ı Rabbanî Hazretleri, Mahmudzade Muhammed Said’e yazdığı mektupta mânevî yolla...

TEVRAT VE İNCİL HZ. MUHAMMED’İN RİSÂLETİNE (ﷺ) ŞEHÂDET EDİYOR

T

Yahudi sadece Allah Rasûlü’nün (ﷺ) fert, cemiyet ve devlet planında yapmış olduğu büyük inkılabı değil; Tevrat’ta O’nu müjdeleyen haberleri de inkâr etti. TEVRAT’TA ALLAH RASÛLÜ (ﷺ) Tahrif edilen Tevrat’ta hâlâ Allah Rasûlü’nün (ﷺ) risâletini tebşir eden ifadeler vardır: “Rab, Sina’dan geldi ve onlara Sâîr’den (Filistin dağları) doğdu; Fâran/Paran dağlarında parladı ve mukaddeslerin on binleri...

MÜSLÜMANLARDA YAHUDİLEŞME EMÂRELERİ

M

Yahudilerin İslâm’ı inkâr edişlerinin arka planında cehalet değil, ihanet vardır. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm, Yahudiyi bilerek inkâr etmenin sembolü olarak anlatır. Allah (ﷻ), Yahudi üzerinden Müslümanlara “Aynı hatalara düşmeyin, bilerek inkâr etmeyin, sonra güneş gibi bedihi hakikatleri inkâr ile ma’lûl olursunuz.” der. Evinden, eşinden, oğlundan, kızından mesûl olduğunu bilen; lakin onların...

RİSÂLETLE GELEN BÜYÜK DEĞİŞİM

R

Yahudi on beş asır önce Allah Rasûlü’nü (ﷺ) niçin inkâr ettiyse günümüz ideolocyalarının mimarları da aynı nedenden dolayı İslâm’ı reddetmektedir. Yahudi, Kur’ân-ı Kerîm’i bütün hasselerini devre dışı bırakarak dinledi. Sömürü sisteminin devamı için bundan başka çaresinin olmadığını düşünmekteydi. Hakk’ı reddetmeye, küfürde ısrar etmeye şartlandı. İman etmesi durumunda sömürü sistemi büyük darbe...

Ebu Zer Mahkemeleri

E

Ruhumuzun gıdasına ihtimam gösterir, her konuşanı dinlemez, her mecmuaya bakmaz, sokakta yürürken bir ölçüde gözlerimizi kapatırdık. Gözün ve ruhun kirlenmemesini, midenin zehirlenmemesinden daha fazla önemserdik. İstiklal Marşı’nın otel odası şairlerinin kaleminden çıkmadığını konuşur, bu yüzden “büyük mevzularımızı” mütevazı mekânlarda tartışırdık.Öfkenin de bir onuru vardı, kızınca: “Salli...

HUKUK KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

H

Kur’ân-ı Kerîm insan hayatının bütün şubeleriyle alakalı çözüm ve çareler ortaya koyar. O hem bir ibadet, hem ahlak, hem zühd, hem de hukuk kitabıdır. Hiçbir hukuk kitabı onun kadar uzun ömürlü ve müessir olamamıştır. ABD gibi devletlerin büyük bütçeler harcayarak yapamadığını Kur’ân-ı Kerîm bir ayetle yapmıştır. Bir ayet bir milleti ayağa kaldırır, bir ayet bir ümmeti teskîn eder. Bir ayet...

TERKİB ve TESİR KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

T

Kur’ân-ı Kerîm’de kelimelerin telaffuzuyla onlara yüklenen mana arasında derin bir ilişki vardır. Arapça’dan bir parça nasibi olanlar bu ilişkiyi anlamakta zorlanmaz. Nitekim bir kulun cehennemden uzaklaştırmasını ifade eden fiilde bir adamı ateşten ya da sudan kurtarma esnasında yaşanılan zorluğu müşahhas bir halde görür gibi olursunuz فمن زحزح عن النارKelimelerin terkibinde bu mana vardır...

BELAGAT KUR’ÂN’I KERÎM’İN İ’CAZINA ŞEHADET EDİYOR

B

Kur’ân-ı Kerîm’in her ayetinde insanı onun bir benzerini telif etmekten âciz bırakmasının (i’cazın) tezahürü vardır. Bu noktada ulema onlarca eser telif etmiş; Zemahşerî, Beydavî, Nesefî, Ebussud gibi müfessirler kaleme aldıkları muhalled eserlerle ondaki i’caz perdesini aralayarak Mü’minlere Allah Teâlâ’nın kelamındaki muhteşem sanatı göstermişlerdir. Bu noktada Bediuzzaman Said...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.