KategoriHüküm Dergisi Yazılar

DÂRU’L-HARB’TE FAİZİN CEVÂZI MÜSLÜMANLARIN MI, FAİZ LOBİSİNİN Mİ MASLAHATINA?

D

Dünyanın hızlı bir şekilde globalleşmesi, ulaşım vasıtalarının ülkeler arası iletişimi kolaylaştırması, eğitim imkanları ve iş olanakları gibi hususlar Müslümanları, hâkim unsuru gayrimüslimlerden oluşan ülkelerde okumaya, çalışmaya ve ticaret yapmaya sevketmiştir. Farklı gayelerle gayrimüslim ülkelere giden Müslümanlar zamanla bu ülkelere yerleşip aile kurdu, çocuk sahibi oldu. Başlangıçta dil...

REÇETE CEBİMİZDE MAHBUS KALIRSA HASTALIK HER YERDE SULTAN OLUR

R

Kur’an-ı Kerîm’le münasebetimiz, doktora giden lakin aldığı reçeteyi cebinde saklayan hasta gibi olursa Kur’an’a da kendimize de zulmederiz. Reçete cebimizde, ilaç da eczanede kalırsa hastalık bedenimizde sultan olur. Sahâbe ve Müslümanca Bir Hayat Kur’an-ı Kerîm beşeriyetin fikrî, siyasî, iktisadî ve içtimaî bütün hastalıklarını çözecek bir muhtevadadır. Allah Rasûlü’nün (ﷺ) ahirete giderken...

KALEMİYLE KÜFRÜN BELİNİ KIRAN ADAM: BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

K

Said Nursi Hazretleri, iman, fikir ve aksiyon yolunun kol başı Alim-i Rabbânilerinden… Kudemanın menheci üzerinde yürüdü, istifhamları, şüpheleri giderdi. Ulûm-u İslâmiyye’yi bütün şubeleriyle tahsil etti. Tedrisat sürecinde medreselerde okutulan “sıra kitapları” yanında başka eserler de ezberledi. Muhtemel bir tufanda hayat mücadelesi vermek için insanın muhtaç olduğu her şeyi yanına alan...

HASIMLARI NASIL SAHÂBE OLDU

H

Allah Rasûlü’nün (ﷺ) yaşadığı hayat, risâlet davasının en büyük şahitlerindendir. Sahâbe (t) o hayata bakarak Müslüman oldu. O’nu yakından görenler bütün menfi propagandaları bir tarafa iterek “Bu yüz, yalancının yüzü olamaz.” diyerek Müslüman oldu. Sahâbe (t) onu tanıyınca önceki hayat tarzlarını bütünüyle terketti. Öyle değişti öyle bambaşka insan oldu ki bir usûlcü şöyle demektedir: “Eğer...

ZERDÜŞT DE BUDA DA EFENDİMİZ’İN (ﷺ) GELECEĞİNİ MÜJDELEDİ

Z

Hz. Adem’den (عليه السلام) Hz. Muhammed’e (ﷺ) kadar bütün dinlerin ortak adı olan İslâm, hakikat; sâir dinler ise o hakikate bakılarak icad edilen yanlışlardan ibarettir. Hadis-i şerifte, insanlığa 124.000 Peygamber geldiği[1] haber verildiğine göre farklı diyarlara çok sayıda Peygamber gönderilmiştir. Nitekim İmam-ı Rabbanî Hazretleri, Mahmudzade Muhammed Said’e yazdığı mektupta mânevî yolla...

TEVRAT VE İNCİL HZ. MUHAMMED’İN RİSÂLETİNE (ﷺ) ŞEHÂDET EDİYOR

T

Yahudi sadece Allah Rasûlü’nün (ﷺ) fert, cemiyet ve devlet planında yapmış olduğu büyük inkılabı değil; Tevrat’ta O’nu müjdeleyen haberleri de inkâr etti. TEVRAT’TA ALLAH RASÛLÜ (ﷺ) Tahrif edilen Tevrat’ta hâlâ Allah Rasûlü’nün (ﷺ) risâletini tebşir eden ifadeler vardır: “Rab, Sina’dan geldi ve onlara Sâîr’den (Filistin dağları) doğdu; Fâran/Paran dağlarında parladı ve mukaddeslerin on binleri...

MÜSLÜMANLARDA YAHUDİLEŞME EMÂRELERİ

M

Yahudilerin İslâm’ı inkâr edişlerinin arka planında cehalet değil, ihanet vardır. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm, Yahudiyi bilerek inkâr etmenin sembolü olarak anlatır. Allah (ﷻ), Yahudi üzerinden Müslümanlara “Aynı hatalara düşmeyin, bilerek inkâr etmeyin, sonra güneş gibi bedihi hakikatleri inkâr ile ma’lûl olursunuz.” der. Evinden, eşinden, oğlundan, kızından mesûl olduğunu bilen; lakin onların...

RİSÂLETLE GELEN BÜYÜK DEĞİŞİM

R

Yahudi on beş asır önce Allah Rasûlü’nü (ﷺ) niçin inkâr ettiyse günümüz ideolocyalarının mimarları da aynı nedenden dolayı İslâm’ı reddetmektedir. Yahudi, Kur’ân-ı Kerîm’i bütün hasselerini devre dışı bırakarak dinledi. Sömürü sisteminin devamı için bundan başka çaresinin olmadığını düşünmekteydi. Hakk’ı reddetmeye, küfürde ısrar etmeye şartlandı. İman etmesi durumunda sömürü sistemi büyük darbe...

İSLAM COĞRAFYASI’NDA İSTANBUL RÜYALARI

İ

Ayakların birbirine dolandığı, kabirle dünyanın aynı karede ictima olduğu ayrılık anında geride yetimler bırakan bir baba gideceği yer kadar ayrılacağı dünyayı da düşünür. Bu yüzden “yâ hasretâ” ya da “yâ tarabâ” ifadeleri arasında en güvendiği dostunun adını telaffuz eder. Yetimlerini ona vasiyet eder. Rahman olan Allah Azze ve Celle’de insanlığı himaye ve idare etme vazifesini, onlar üzerine...

HAREMEYN’DE KUDEMA MECLİSLERİ-1

H

Kadim zamanlardan yakın döneme kadar medreseler İslam şehirlerinin irtibat merkezleri, talebe-i ulum da “gönderilmeye değer olanı” taşıyan ulaklardı. Onlar bazen bir hadisi, bazen de bir râvîyi sormak için yüzlerce kilometre yol kat eder, en uzağı en yakın kılarlardı. Bir kitap Endülüs’te telif edilir daha mürekkebi kuramadan Mısır’a ulaşırdı. Kitapla bir şehirden diğerine ilim, irfan, kültür...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.