KategoriMakaleler

TAKSİM; SOYLULAR İSYANI YA DA İDRAK YOLLARI HASTALIĞI

T

İdrak yolları iltihaplı olanlar da hadiseleri anlamak için cehdeder, ter döker fakat sistemdeki maraz hem gerçeğe muhatap olmalarına mani olur hem de anlama sürecine tabi tuttukları her meseleye hastalık bulaştırır. Hastalığı teşhis edip, idrak yollarını bir defa tedavi etmek, anlama sürecini bin defa yeniden başlatmaktan evladır. Ne var ki hastalık, idrak yollarında olunca hasta, derin bir...

Ulu Canlar Rabiatü’l-Adeviyye’de

U

Rabiatü’l-Adevviyye meydanında bir an sanki zaman durdu, nefesler tutuldu. “O geliyor” dendi, yol açıldı. Mahşeri kalabalık arasında önce nur desen yüzleriyle Sıddık, Faruk, Zinnureyn, Aliyyu’l-Murteza, Seyyiduşşeheda, Bedir ashabı ve veda hutbesinde Onu dinleyen on binler göründü.

AZİZİM! YA ABD ALGINDA YA DA ALLAHU EKBER’İ ANLAMANDA PROBLEM VAR

A

Hilafet’in ilgasından sonra ümmet, hem işgalcilere hem de işbirlikçilere karşı mücadele eden geniş tabanlı İslamî direniş hareketleri kurdu. Hareketler pek çok bölgede Müslümanların yekununu temsil etti. Emperyalistler, İslamî hareketlerin içine nüfuz edip onları parçalayamayınca güçlerini kırmak için mustagriblerden müteşekkil, sözde direniş örgütleri kurup yönetti. Filistin Kurtuluş Örgütü bu...

KİM TERS YÖNE GİRDİ MEALCİLER Mİ, ULEMA MI?

K

İslam nazarında hocanın hatırı büyüktür. Bu yüzden “Âdab-ı İslamiyye” kitaplarında hoca-öğrenci münasebetinin nasıl olması gerektiği ile alakalı pek çok tespit ve rivayet vardır. Talebenin Mişkâtu’n-Nübüvve ile irtibatı hoca vasıtasıyla olur. Hoca, varlık sebebidir. Bu yüzden Nevevî ulemayı ebeveyn makamında kabul eder (Nevevî, Tehzîbu’l-Esma, I, 11). Müslim b. Halid ez-Zencî’nin kafa kağıdından...

DİNLE EY ANADOLU! ŞEYHULİSLAM MUSTAFA SABRİ KONUŞUYOR

D

Mustafa Sabri Efendi zaman olarak ahire, tefekkür ve ilim olarak ise kadim zamanlara mensuptu. Zalimlere meydan okuyan yönüyle asrının İz b. Abdisselam’ıydı. Hayatın her şubesinde mücadele etti, hakikat namına beyanda bulundu. Yirmi iki yaşında Fatih Medresesi dersiâmları arasına katıldı. Mehmed Zihni Efendi gibi allamelerin takdirine muhatap oldu. İslam’a kayıtsız şartsız bağlılığı önce...

İRAN: HAYRA FREN ŞERRE MOTOR

İ

Arap Baharı’yla bütün Müslümanlar itibar kazandı. Hapishanelerin kilitleri kırıldı. Demir yumruklar ezildi. Diktatörler gitti. Mazlumlar umutlandı. İslamî hareketlerin neredeyse tamamı değişimden yana tavır aldı. İran da, sürece dair müsbet beyanlarda bulundu, Tunus, Mısır ve Libya’daki değişimi, “İslamî diriliş” olarak niteledi. Olaylar Bahreyn’e taşınınca İran sesini daha da yükseltti...

BÜYÜK DOĞU ÇAĞI BAŞLIYOR

B

Keşf-i kadîm, toplumsal mutabakat esaslarını peygamberlerin mirasında aramaktır. Keşf-i kadîm, İslam’ın “Mûhîtu’l-Mearîf ” i olan Kur’an-ı Kerîm ve Hadis-i Şeriflerin müminler için yegane kaynak olduğunu benimseyip mucebince amel etmektir. İslamî tefekkür ve onun üzerine ibtina eden İslamî hayat, keşf-i kadîmle başlar. Mütefekkirle filozof tam da bu noktada yani yolun başında ayrılır. Mütefekkir...

HER ŞEY SADECE İSLÂM’DA

H

HER ŞEY SADECE İSLÂM’DA Geçmiş ve gelecek zamanın ictimaî ve siyasî düğümlerini Peygamberler çözdü. Hürriyete vurulan prangayı onlar kırdı. Akıl anarşisine tutulanlar ise, “çözdük” vehmiyle gerçeğe her gün yeni düğümler attı. İdeologlara ittiba edenler gerçek diye kaosun kucağına düştü. Üstad, düğüm çözenlerin yani Peygamberlerin arka safında durdu; oradan Peygamber-i Ekber’e iktida etti: “Sende...

YARDIM EDİN BİZE EY MÜSLÜMANLAR!

Y

YARDIM EDİN BİZE EY MÜSLÜMANLAR! Darusselam, daha düne kadar ümmetin musallalarından biriydi. Kimi taş taşımış kimi ekmek parasından arta kalanı vermiş kimi de sanatıyla katkıda bulunmuştu. Evet o, mahalle sakinlerinin en helal paralarıyla yaptığı bir İslâm mabediydi. Adını selamı anlatsın, barışı resmetsin diye Darusselam koymuşlardı. Müslümanlar günde beş defa orada toplanır, hallerini Allah...

Gökyüzünde İcazet

G

Kardeşim!

Bizler de o has odada ve daha başka görev alanlarında ötelerden çağrılana kadar ödevlerimize devam edeceğiz.

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.