KategoriMakaleler

HİNTLİ BİR HAKÎM’İN UFKUNDA: NASIL ALİM OLDULAR?

H

İslam, ezelden ebede uzanan hakikat yoludur. Hayatın siyaset, ilim, fikir ve dava cephelerinde kumandanlık yapan siyasetçi, alim, arif ve mütefekkirler -sair müminler gibi- bu yolda hem yürümeye hem de bu yolu korumaya da memurdur. Büyük kuşatmalarının olacağı, her kuşatmanın tecdîd ameliyesiyle yarılacağı ve yolun Kıyamet’e kadar açık kalacağı bizzat baş kumandan Hz. Muhammed tarafından haber...

SULTAN ABDULHAMİD’İN SON ZAFERİ: ÇANAKKALE

S

Sultan Abdulhamid düşen cepheler, çiğnenen bedenler adına bir umuttu. İşgal ordusu tarafından iffeti kirletilen, eşinin elleri kelepçelenen Müslüman kadının kızları adına yüreğinde taşıdığı güvendi. Devlet-i Aliyye’nin en zor döneminde gelen bir Fatih Sultan, bir Yavuz Selim’di o. Ayn Calut’ta Sultan Baybars’ın, Malazgirt’te Alparslan’ın, Kudüs önlerinde Selahaddin’in gösterdiği mukavemet ve...

BİR MÜTEFEKKİRİN KAFA KÂĞIDINDA MUHASEBE

B

Kardeşlerim! Büyük Doğu, İslam’a sımsıkı perçinli bir dünya görüşü… Büyük Doğu, ezelden ebede akan İslam mecrasını anlama, onun önündeki engelleri kaldırma ameliyesi…Üstad’ın ifadesi ile “İslam’a yol açma cehdi” ve “ne yeni bir meşrebin ne de yeni bir mezhebin adı”. Sadece Allah ve Rasûl davasının emir eri olma davası… Büyük Doğu “Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan meydan yerine...

GÖLGESİ İSLÂM COĞRAFYASINA DÜŞEN BİR DAĞ GİBİYDİ

G

GÖLGESİ İSLÂM COĞRAFYASINA DÜŞEN BİR DAĞ GİBİYDİ -NECMEDDİN ERBAKAN- O, savaşın sonuna doğru ufukta görünen ve muharebenin seyrini değiştiren İslâm süvârisiydi. Elindeki hakikat mızrağıyla inkar bentlerini yara yara ilerledi. Medeniyet sarayımızın kapısına vurulan mührü ilk O kırdı. İlk O girdi mukaddesatımızın defnedildiği odaya. İlk Onun sesi geldi: “Her şey Allah’ın vaat ettiği gibi… İslâm...

TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN ADAM: NECMEDDİN ERBAKAN

T

İlimle doğdu, “amel-i salih”le doğruldu, ihlâsla kemâl buldu bu Ümmet. “Oku” diye başlayan ilk ilahî buyruk her fetretin ilimle aşılacağını müjdeledi. İmam-ı Azam devleti sarıp sarmalayan 83 bin mevzuya Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’den cevap verdi; Müslümanların önünü açtı. İmam-ı Gazzalî, Meşşaî ve Batınî kuşatmasını kalemle yardı, ilim ve fikir tarihinin en büyük zaferlerini ulema kazandı...

ALIŞIKTIR KAŞGARLILAR, MEKKE DEVRİ UZUN SÜRER DOĞU TÜRKİSTAN’DA!

A

İFAM’da dersler bitmiş, kardeşler hasbihâl için konferans salonunda toplanmıştı. Bir kaç öğrenci meramını ifade eden vecîz konuşmalar yaptıktan sonra sunucu, kürsüye Doğu Türkistan’lı Abdusselam’ı çağırdı. Kendine has türkçesiyle hayatını ve İFAM’a nasıl geldiğini anlattı; ben de size hülâsa edeyim: Abdusselam, on dört yaşında… Kaşgar’dan… Sultan Abdulmecid ve Sultan II. Abdulhamid adına hutbe...

Kur’an-ı Kerim; Açlık Gününde Sabra, Mohaç’ta Tevekküle, Cenazede Vuslata, Zaferde Tevazuya, Mektepte İlme Çağırır

K

Kur’an-ı Kerim, güneş gibidir. Her yürekte farklı doğar. Her bir ayet çocuğa, kadına, evladını kaybeden babaya, muzaffer bir kumandana, yenilmiş bir Ümmete farklı şeyler söyler. Bu yüzden gün de, ideolocyalar da bir daha doğmamak üzere batar. Kur’an-ı Kerîm’in sayfaları ise her gecede, her gündüzde, her yürekte yeniden doğmak için açılır, kapanır. Yeni gün doğumlarını muştular, dostlara umut...

ODA TV’NİN BAŞ MÜFTERÎSİ SONER YALÇIN’IN SON İFTİRASI ÜZERİNE !

O

 Bu millet, mukeddasatını tahkir ve tezyif etmeyi fikir hürriyeti addeden yobazlar soyundan binlerce fikir hokkabazı görmüştür. Yarasa ışığa, onlar ise fikre hasımdır. Bunun için İslam söz konusu olduğunda her nev’i tahkir, tezyif, tahrif, ve tadlîli meşru görür, ihbar(!) etmeyi fikri bir ameliye addederler. Bu ameliyeyi küresel çapta yapanlardan farkları ise, İslam’a adavetlerinin onlardan daha...

Ömrünü Yanlışa Adayan  Adam: Fazlurrahman ve Tahrifin Sidre-i Müntehası: Nasr Hamid Ebû Zeyd

Ö

Ömrünü Yanlışa Adayan  Adam: Fazlurrahman İslâm’ın Batı karşısındaki konumunun ciddi manada sorgulanmaya başlandığı 19. yüzyılda yeni arayışlar gündeme geldi. Bu bağlamda bazı Müslümanlar, Kur’an ve Sünnet’i algılayış biçimlerini yeniden inceleme ihtiyacı hissetti. Muhalled tefsîr usulune karşı, Batı aklının icat ettiği yeni anlayış usullerini benimseyenler oldu. 20. yüzyılın eşiğine gelindiğinde...

MUCİZELERİN İNKARI

M

Öztürk, risâletin şahidi olan mucizelerle alakalı da şunları söylemektedir: “Hissî mucizelerle ilgili rivayetlerin haber-i vahid türünden olması ve kesin bilgi değeri taşımaması gibi teknik konular bir tarafa bu tür rivayetler bize öyle geliyor ki Müslümanların bilhassa Hristiyanlar ile polemiklerinde Hz. Muhammed’in en azından mucize konusunda Hz. İsa’dan aşağı kalır bir yanı olmadığı fikrine...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.