KategoriMüslüman Gence

TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRECEK GENCE HİTABE

T

 Hz. Lokman oğluna, ”İstiğfarı dilinden hiç düşürme Yavrum!” diye tembihlerken aslında ona, insanlar arasında Allah’ın rahmetine en muhtaç kul kendini gör, kendi günahlarına ağla diyordu. Bütün nebiler gibi veliler de tuttu Hz. Lokman’ın öğüdünü; elleri buğday, kendilerini saman görürdüler. Şayet duaları, bir eksiği ikmal etmek içinse önce kendileri, bir nimete nailiyet içinse evvela...

GENÇ ADAM! ÇAĞDAŞ EBREHELERİN ORDUSUNU DAĞITACAK EBABİL KUŞU SENSİN!

G

Gençler bir milletin istiklalini koruyan ya da izmihlâlini hazırlayan ordu gibidir. İlim ve irfan silahıyla teçhiz edilirlerse milletlerini öldürücü darbelerden korur; şehvet ve şöhretle donatılırlarsa harici ve dahili darbelerin bizzat faili olurlar. Gençler sahip oldukları değerler sistemine bağlı olarak ya insan bedenini koruyan, onun her nevi ihtiyacını karşılayan bir el ya da himayeye memur...

SARIKLI SOSYALİSTLER

S

Her şey gibi Müslüman olmanın da Müslüman kalmanın da bir bedeli vardır. Bedel, nailiyete, nailiyet de muvaffakiyete gebedir. Sahabe Müslüman olmak için yerinden, yurdundan ayrıldı; malından, mülkünden oldu. Müslüman kalmak için de Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te canını ortaya koydu. Hicret yolunda yanından alınan eşini ve çocuğunu bırakıp da gitti Ebû Seleme(r.a). Fakat yine de Sahabe’nin yüreğinde...

ZAFER SENİN, HEZİMET ROMANOS DİOGENES’İN ÇOCUKLARININ OLACAK!

Z

Çürük ipliklere dizilen hayallerin, büyük umutlarla kurulup bugün dağılan devletlerin, hakikat niyetine söylenen yalanların sonuna geldik. Ümmet ulusalcılığa açılan bütün yolların çıkmaz olduğunu bizzat gördü. Bir asır önce İslam bünyesinden ayrılanlar binbir mahcubiyet ve büyük kayıplarla karargaha dönüyor. İttihatta selamet, ihtilafta ise azab olduğunu bugün çocuklar da söylüyor. Müslüman Genç...

İBRAHİMLERE SELAM, SÜMEYYELERE SELAM

İ

Müslüman susunca da konuşur; duruş, yürüyüş, yöneliş ve sukûta bürünüş sohbetleri yapar. Bakarak, yutkunarak da anlatır meramını. Allah Rasûlü gibi en öfkeli olduğu anlarda bile ikaz cümlesini hususileştirmeden kurar; “Falana ne oluyor ki şöyle diyor!” demez, bilakis, “Falan topluluğa ne oluyor ki şöyle yapıyorlar!” der. Yüreklere “Allah boyasını” insanları kırmadan döker; İslam’dan başka her...

BİR MÜTEFEKKİRİN KAFA KAĞIDINDA MUHASEBE

B

Kardeşlerim! Büyük Doğu, İslam’a sımsıkı perçinli bir dünya görüşü… Büyük Doğu, ezelden ebede akan İslam mecrasını anlama, onun önündeki engelleri kaldırma ameliyesi…Üstad’ın ifadesi ile “İslam’a yol açma cehdi” ve “ne yeni bir meşrebin ne de yeni bir mezhebin adı”. Sadece Allah ﷻ ve Rasûl ﷺ  davasının emir eri olma davası… Büyük Doğu “Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan...

ÇARŞAFLI ANNELERİN DEVRİMCİ KIZLARI

Ç

Çocuk konuşmaya “anne” diyerek başlar, ilk anneyle cümleler kurar. Düştüğünde, acıktığında, başını bir yere çarptığında hep “anne” diye ağlar. Uyanıp onu evde bulamadığında elbisesine koşar, sarılır, “Nerede annem?” demekten aciz olduğunda sorularını yine “anne” diye sorar. Anne güneş gibidir, ısıtır içini çocuğun. Yansa da yakmaz yavrusunu. Çocuğun dünyası annesini görünce aydınlanır, annesinin...

BU KIZIN GÜNAHI KİMİN?

B

Ahmed, üç kızı olan bir babanın tek oğluydu. Kız kardeşleri babalarını, “Ahmed evin yolunu unuttu, her gün başka bir kızla dolaşıyor.” diye ikaz eder lakin babaları oğlunun suçunu normalleştirme adına, “Gençlikte böyle şeyler olur.” derdi. Ahmed, her gece başka bir kızla gece kulüplerini dolaşır, sabaha doğru eve gelir, sosyal medyaya gayr-i ahlaki fotoğrafları düşer, tatil beldelerinde...

UNUTMA Kİ HERŞEY İSLAM’DA İSLAM DA HER ŞEYDE

U

İyilik, güzellik, adalet ve hakikat adına her şey İslam’da; doğumdan ölüme, ahlaktan hukuka, fertten devlete kadar da İslam her şeydedir. Bu yüzden aklın Şeriat’ın, aşkın da tasavvufun izinde yürüsün. İnsan hayatını bütün renkleri, arayışları, umutları ve idealleriyle kuşatan; sorunlarını çözmeyi tekeffül eden biricik nizam yalnız İSLAM’dır. Dünya daraldığında, sorunlar üzerine geldiğinde çözüm...

MÜSLÜMAN GENCE

M

Müslüman zamanı bilir, mekânı tanır, çevreyi ihâta eder lâkin ne zamandan, ne de mekândan yolunu değiştirecek çapta etkilenir. Kâbe dünyanın, Müslüman da insanlığın merkezidir. Merkez çevreyi, Müslüman da insanlığı değiştirmeye taliptir. Ne var ki Tanzimat’tan bugüne fikrî ve ilmî manada bir irtidat yaşıyoruz. Dünyayı değiştirme iradesini kaybetmekle kalmadık; azımsanmayacak çapta Müslüman...

İhsan Şenocak

Hakkında

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslâmî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında “İslâm Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.